saat gece 4.40.hala uykum olmaması ve içimde bir takım sıkıntılar olması nedeniyle yazıyorum...mutfakta yapmaya üşendiğim kahve yerine
sıcak suya atılmış bitki çayı eşliğinde.tavandan sarkan lambalardan pek hoşlanmıyorum...fazla aydınlıklar.tiz bir ses çıkarırcasına aydınlık.
oradan yola çıkan mektubun ne sürede bana ulaşıcağını düşündüm...hatta yolculuklarını hayal ettim mektupların.yanındaki diğer mektup
ve paketlerle olan iletişim çabaları...sanırım içinde yazanlarla sınırlı kelime hazneleri var...ki bu konuşmayı gerçekten zorlaştırıyor bazıları
için...öyle ki yandaki bir paketin "sex-shop"dan yola çıktığı düşüncesindeyim.yada mektubun öyle düşünmekte...bilemiyorum.bir zarf asla
konuşmadığı için merak....neyse.
fazla meraklı bir insanım,fazla sıkıldım yada uykum kaçtı diye...bilemiyorum ama oturdum yazıyorum...evde tek sigara içebildiğim yer
olan mutfakta olmam dışında sorunum da yok aslen.ama kurşun kalemden hoşlanmıyorum...kurşun kaleme söylenerek yazıyorum bunları...
aslında söylenmeyi seviyorum...sevdiğim şeyler hakkında "mızırdanmayı".ve kurşun kalemleri de...yaşlandıkca daha huysuz olucam sanırım...
yaşlanıyorum da...hayır yaşadığım yıllarla ilgili bir yaşlılık değil...aksesuar olarak da olsa baston istediğimden biran önce yaşlansam ben?
40 uygun bence baston için..."baston yaşı" olsun 40.itiraz istemiyorum...
aslında bunu mektubunu alınca yanında yollamak istemekteydim ama sanırım üşenmeyip mail olarak atabilirim...bilemiyorum...
kararsızım...sevilmektesiniz efendim...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder