scrubs ve mr bean...kendimi çok kötü hissettiğim günlerde baştan sona oturup
izlemeye başlarım tekrar tekrar...mr.bean in iyi günleri de oldu gerçi...
scrubs izlerken takıldığım şarkılar vardır hatta...gün boyunca tekrar tekrar çalar-durur...
neyse...11 adet kağıt kesiği saydım az önce...gece(dediğim sabah 7 gibi)uykuya dalmadan
kitabı yataktan uzaklaştırmam gerekmekte bence...kağıt neden keser insanı hem...nedir?
Tell her not to go
I ain't holding on no more
Tell her something in my mind freezes up from time to time
Tell her not to cry
I just got scared that's all
Tell her I'll be by her side, all she has to do is call, all she has to do is call
Tell her the chips are down
I drank too much and shouted it aloud
Tell her something in my heart
Needs her more than even clowns need the laughter of the crowd
Tell her what was wrong
I sometimes think to much
But say nothing at all
And tell her from this high terrain, I am ready now to fall, i am ready now to fall
Tell her not to go
I ain't holding on no more
Tell her nothing if not this; all I want to do is kiss her
Tell her something in my mind
Freezes up from time to time.
27 Nisan 2011 Çarşamba
26 Nisan 2011 Salı
ördek konusu
ugur:
ben yarın ördek alıcam
ördek istiyorum ben
ata:
o değilde ben askere gidiyom
(:
ugur:
nezaman?
ata:
ekim
ugur:
nerden çıktı lan
ata:
yoklama geldi asker kaçağı görünüyordum amk gittim onla uğraştım
ugur:
iyi sen yokken ördeğe ata adını veririm
ata:
ölürsem (:
üzülürsün aq
ugur:
ölürsen ölü ata deriz ördeğe
sen sağ gelir de ördek ölmüş olursa sana ördek ata derim ama bilmiş ol
ata:
hehe o değilde amk komando yede subay ATAHAN SAKALLI yaazıo (:
ugur:
ikiniz de ölürseniz ölenle ölünmez der susarım
yedek subay ördek
ata:
komando ekle pls
komando ördek
ugur:
komodor
lokomotif
pil
arılarvarbahçedebenevdençıkmıyorumarısokuyobenizamanzaman
ne kötü halim
ben yarın ördek alıcam
ördek istiyorum ben
ata:
o değilde ben askere gidiyom
(:
ugur:
nezaman?
ata:
ekim
ugur:
nerden çıktı lan
ata:
yoklama geldi asker kaçağı görünüyordum amk gittim onla uğraştım
ugur:
iyi sen yokken ördeğe ata adını veririm
ata:
ölürsem (:
üzülürsün aq
ugur:
ölürsen ölü ata deriz ördeğe
sen sağ gelir de ördek ölmüş olursa sana ördek ata derim ama bilmiş ol
ata:
hehe o değilde amk komando yede subay ATAHAN SAKALLI yaazıo (:
ugur:
ikiniz de ölürseniz ölenle ölünmez der susarım
yedek subay ördek
ata:
komando ekle pls
komando ördek
ugur:
komodor
lokomotif
pil
arılarvarbahçedebenevdençıkmıyorumarısokuyobenizamanzaman
ne kötü halim
22 Nisan 2011 Cuma
How Not to Live Your Life
evet sevdim ben bunu...bütün gün izledim güldüm falan...
ayrıca mrs. t'nin kendi dizisi olsun...bütün gün sürsün...izlerim
ben...
ayrıca mrs. t'nin kendi dizisi olsun...bütün gün sürsün...izlerim
ben...
23:30
şu an bir şey beni inanılmaz rahatsız etmekte...
miğdemi kaldırırcasına,göğsüne soğuk bir baskı
uygulanıyormuş gibi...ne olduğunu bilmiyorum...
bulamıyorum...bulmak da istemiyorum...
miğdemi kaldırırcasına,göğsüne soğuk bir baskı
uygulanıyormuş gibi...ne olduğunu bilmiyorum...
bulamıyorum...bulmak da istemiyorum...
21 Nisan 2011 Perşembe
ben uyurken bana benzemiyorum!
sabah annem başımda durmuş fotograf çekerek uyandırdı beni...
"burnun senin burnun gibi durmuyodu!?!" dedi...
uykuya geri döndüm ben...
ayrıca sabahları neden yüzüm kaşınarak uyandığımı da anlamış oldum...
saçlarıma bir haller oluyormuş uyurken...
"burnun senin burnun gibi durmuyodu!?!" dedi...
uykuya geri döndüm ben...
ayrıca sabahları neden yüzüm kaşınarak uyandığımı da anlamış oldum...
saçlarıma bir haller oluyormuş uyurken...
20 Nisan 2011 Çarşamba
i hope...
In the belly of the cloud
I was released
You were released
Was it deafeningly loud?
Or was it peace?
Sweet peace
All the streets
All filled with sound
Because it's right
It's for the best
Still I sense
Their judgment now
As we ask for a judgment
I can't sleep until I see you sleeping
Curse my mind and its all-seeing eye
Watch the rise
And wonder if you're breathing
Against your will
You are alive
Iron brick couldn’t notch the wall
That we have made
That we have made
Still you fool yourself to ask
If you had stayed
If we had stayed
At the ringing of a bell
Or at the falling of a tree
If you think of it at all
Remember me
Trust me
I can't breathe until I see you waking
Watching as the scars fall from your eyes
Into a world that you may not remember
I hope you die...
I was released
You were released
Was it deafeningly loud?
Or was it peace?
Sweet peace
All the streets
All filled with sound
Because it's right
It's for the best
Still I sense
Their judgment now
As we ask for a judgment
I can't sleep until I see you sleeping
Curse my mind and its all-seeing eye
Watch the rise
And wonder if you're breathing
Against your will
You are alive
Iron brick couldn’t notch the wall
That we have made
That we have made
Still you fool yourself to ask
If you had stayed
If we had stayed
At the ringing of a bell
Or at the falling of a tree
If you think of it at all
Remember me
Trust me
I can't breathe until I see you waking
Watching as the scars fall from your eyes
Into a world that you may not remember
I hope you die...
19 Nisan 2011 Salı
kapalı!
eyvah blog'a giremiyorum!!!ne biçim giremiyorum,çok acayip a-aaaa!
dememi isterdiniz efendim ama diyemiyorum...yeni uyandığım şu vakitte sizi
hayal kırıklığına uğratıyorum blogları kapatan şahıs.üzgünüm...ama dns ayarını
suçlayınız efendim.zaten yeni uyanmışım ben...
ama bakınız şöyle yapalım.baştan başlayalım ben size bloga giremiyorum diyeyim...
siz de inanın...nasıl benden herşeyi kapatıp konuşmamamı bekliyorsanız,ben de sizden
inanmanızı bekliyorum...aslında vazgeçtim ben gidip kahvaltı yapayım güzelce...
eneeeeee blog'a giremiyorum!!!!(yedin mi?)
dememi isterdiniz efendim ama diyemiyorum...yeni uyandığım şu vakitte sizi
hayal kırıklığına uğratıyorum blogları kapatan şahıs.üzgünüm...ama dns ayarını
suçlayınız efendim.zaten yeni uyanmışım ben...
ama bakınız şöyle yapalım.baştan başlayalım ben size bloga giremiyorum diyeyim...
siz de inanın...nasıl benden herşeyi kapatıp konuşmamamı bekliyorsanız,ben de sizden
inanmanızı bekliyorum...aslında vazgeçtim ben gidip kahvaltı yapayım güzelce...
eneeeeee blog'a giremiyorum!!!!(yedin mi?)
18 Nisan 2011 Pazartesi
Taslak 02:54 tarihinde kaydedildi?
s.bucks...kahve içmekten çok kahve soğutuyorum diyelim...zira yıllar sürüyor kahvemin bitmesi.
sürekli uğultular var.yan masadan,cam arkasından.sürekli konuşuyor insanlar,ben dinliyorum...
pek bir şey anlamıyorum,cümleler birbirine karışıyor.sonra eski konuşmalar da giriyor araya.
ben konuşuyorum "bir zamanlar".ben de gürültü olmuşum eskiden ozaman konuşsunlar.
kahve soğumaya devam ediyor...ben hala dinliyorum karışık cümleleri...önümdeki masa için
fazla büyüğüm sanki...sandalyem için fazla küçük...insanların üzerine konuşma balonları çiziyorum
hayalimde...içlerine anlamadığım kelimeleri dolduruyorum.
mendil satan adam dördüncükez bölüyor hayalimi...
"ama bu kaçıncı sorman?"
"eve dönüyorum nolur alsan?"
alıyorum...
"bidaha geçersen paramı geri alırım ama!"
gülümsüyorum...son zamanlarda gülümsemeye yabancı olduğumdan daha çok
yüz buruşturmaya benziyor çabam...psikoloğum kaygı bozukluğum olduğunu söylemişti...
bu konuda da kaygılarım var...konudan konuya atlamakta üzerime olmaması ayrı güzel.
konuşurken de böyleyim ama ben...hep "ben ne anlatıyordum?" - lar dolu hayatımda...
garip...
blog...sen de garipsin...
"Taslak 02:54 tarihinde kaydedildi" nedir?tarih mi bu şimdi?
olsun...başlık bulmak için oyalanıyordum ben zaten...sayende başlık buldum...
tey tey?
sürekli uğultular var.yan masadan,cam arkasından.sürekli konuşuyor insanlar,ben dinliyorum...
pek bir şey anlamıyorum,cümleler birbirine karışıyor.sonra eski konuşmalar da giriyor araya.
ben konuşuyorum "bir zamanlar".ben de gürültü olmuşum eskiden ozaman konuşsunlar.
kahve soğumaya devam ediyor...ben hala dinliyorum karışık cümleleri...önümdeki masa için
fazla büyüğüm sanki...sandalyem için fazla küçük...insanların üzerine konuşma balonları çiziyorum
hayalimde...içlerine anlamadığım kelimeleri dolduruyorum.
mendil satan adam dördüncükez bölüyor hayalimi...
"ama bu kaçıncı sorman?"
"eve dönüyorum nolur alsan?"
alıyorum...
"bidaha geçersen paramı geri alırım ama!"
gülümsüyorum...son zamanlarda gülümsemeye yabancı olduğumdan daha çok
yüz buruşturmaya benziyor çabam...psikoloğum kaygı bozukluğum olduğunu söylemişti...
bu konuda da kaygılarım var...konudan konuya atlamakta üzerime olmaması ayrı güzel.
konuşurken de böyleyim ama ben...hep "ben ne anlatıyordum?" - lar dolu hayatımda...
garip...
blog...sen de garipsin...
"Taslak 02:54 tarihinde kaydedildi" nedir?tarih mi bu şimdi?
olsun...başlık bulmak için oyalanıyordum ben zaten...sayende başlık buldum...
tey tey?
12 Nisan 2011 Salı
.
bunu da bir sıkıntı anında yaptım evet...sevdim ben.
blog ben bir şeyler yazdığımda "çakışan düzenlemeler" uyarısı vermekte...
bilgisayardan duyduğum en saçma uyarılar listesine girdi evet.
hastayım ben!!!
fazla hastayım...hatta yıllardır böyle hasta olmadım ben(bunu her hastalandığımda söylerim...zira nezle
tarafımdan kanser muammelesi görmektedir).ayrıca saçlarım temiz olmaktan çok uzak...saçlarım
şu halde saç olmaktan da çok uzak...yüzüm gözüm şiş...HASTAYIM BEN!meah.
sabahtan beri aynada kendimi gördükce "tipini ...." diye başlayıp gülmekteyim kendi kendime...
öksürmeyi bile beceremiyorumki ben...kıf kıf kıf kıh..."öksürüyor mu?tiki mi var?"
ayrıca sıkıldım...
11 Nisan 2011 Pazartesi
10 Nisan 2011 Pazar
6 Nisan 2011 Çarşamba
sıkıldım
benim için fazla sorun olan ama kimseye anlatmadığım şeyleri "bir kağıda yazıp atmam" önerisi...
" "nassın kağıt?"
80 sayfalık kareli defterden kopardım seni...yok hayır ortasını aramadım.telli defter."
.......
eh okadar derin konular anlatacaksam kağıtla da olsa kaynaşmak gerek sanırım...
birbirimizi tanıyalım ısınalım...önce daha gündelik olaylardan konuşalım...
(yok hayır kağıtla aramızda bir şeyler yok...) eh 80 sayfalık defter bitti kaynaşamadan...
yeni defterde devam da edemem ama.aynı defter değilki...yok yok olmaz o iş...
kağıda yaz at falan...
evet anlamış olsan gerek,sıkıldım ben...
" "nassın kağıt?"
80 sayfalık kareli defterden kopardım seni...yok hayır ortasını aramadım.telli defter."
.......
eh okadar derin konular anlatacaksam kağıtla da olsa kaynaşmak gerek sanırım...
birbirimizi tanıyalım ısınalım...önce daha gündelik olaylardan konuşalım...
(yok hayır kağıtla aramızda bir şeyler yok...) eh 80 sayfalık defter bitti kaynaşamadan...
yeni defterde devam da edemem ama.aynı defter değilki...yok yok olmaz o iş...
kağıda yaz at falan...
evet anlamış olsan gerek,sıkıldım ben...
2 Nisan 2011 Cumartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




