22 Ağustos 2012 Çarşamba

uyku vardı eskiden "tıt" der dururdu...


uyku nerdeymiş ki?
bana kalmamış mı?
bitmiş mi?
biten bir şey mi bu uyku?
kara borsası falan mı var?
nereden bulunur da uyunur?
nereden eser de uyulur? deliye...
deli misiniz neden uyuyorsunuz?
bu uyku nerede bulunur?

15 Ağustos 2012 Çarşamba

.

aslında çocukken tek derdimiz vardı,
büyümek...
öyle oyun oynamak falan değil,
sadece büyümek...
öyle ya daha büyük olucaktık...
hele bir büyüyelim,
o çelme takan çocuk görürdü ozaman,
boyumuz da raflara erişirdi üstelik,
hem daha çok oyuncağımız olurdu ozaman,
hele bir büyüsek,
o bizi oyuna almayan çocuk!!!
biz almazdık artık oyuna,
en büyük bizdik,
büyüyünce...
sonra büyüdük,
kendi kendimize çelme takar olduk...
kendi oyunlarımızı kendimiz bozduk...
öyle ki,
ah şimdi tekrar...
tekrar çocuk olmak vardı şimdi...

12 Ağustos 2012 Pazar

.....

dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise.
benim içimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik içinde oturur, sonsuzluğa dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.
ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir.
‘rüzgar doğuya esiyor’ dediğin zaman ‘evet, doğuya esiyor’ derim: çünkü düşüncelerimin rüzgarda değil, deniz üzerinde dolaştığını bilesin istemem.
(halil cibran)

1 Ağustos 2012 Çarşamba

  nefes alın...her şeyi bırakıp,
  10 dakikalığına da olsa,
  uzun uzun,derin derin nefes alın...
  nefes almaktan başka bir işiniz yokmuşcasına.
  koşun mesela,
  ciğerleriiniz patlayana kadar koşun,
  her nefesinizde ciğerleriniz yansa da,
  koşmaya devam edin...
  bir çatıya çıkın,kulağınızda kulaklık,
  geçen insanlar,arabalar,kedi-köpek,ışıklar...
  canlı cansız her şey müziğinizle hareket etsin...
  doğru yere bakmanız ve biraz hayal gücü yeterli...
  sarhoş olun,delice...
  asla yeterince sarhoş olmadınız...
  asla olamasanız da,
  çabalayın...
  ve hayal kurun...
  5 yaşındaki bir çocuk gibi hayal kurun...
  ve insanlarla iyi olmak adına,
  tutmayın kendinizi,
  söyleyin,aklınızdan ne geçiyorsa söyleyin...