30 Eylül 2011 Cuma

Chuck Palahniuk

   yok hayır, kitap değil konum...konum zihniyet...zira zihniyetin oturamadığı bir konumda kitap
tartışacak değilim...zihniyeti,biliçsiz-şuursuz insanlarla tartışmak zorunda olduğumdan
daha zor bir işe kalkıştığımın da farkındayım...
   bir kitap yayınlanır,saçmadır ki yasaklanır ülkemde...kitabın yasaklanabilmesinin
bile saçma olduğunu düşünürken kitabın türkce çevirisinden sorumlu kişinin ve yayın evinin
3 yıl hapis istemiyle yargılanması?komik?hayır kesinlikle değil...
   bahane hazır!; yaş sınırı getirilmemiş!"cinsel organlar bile tüm detayıyla anlatılmış..."
 madem budur sorun uyarıda bulunup yaş sınırı getirilmesini istemek yerine
işi yayın evinde kitap çevirisi yapmak olan kişiyi tutuklayalım..."ama o yazmadı ki?"
olsun!çocuklarımızın zehirlenmesine neden oldu...
   şimdi,gün boyunca televizyonlarımızda yayınlanan türk dizileri,evlendirme programları
magazinler hadi bunları geçtim toplumun kendisi çocukları yeterince zehirliyor zaten...
bir nesil geliyor ki hali-hazır "gereksiz".
   çocuk zaten "cinsel organın" tüm detaylarını biliyor...eh karşı cinsle yapılabilir işlevlerini de
hiç birimiz 18 imizden sonra çözmedik...ha "ben 20de çözdüm" diyorsan sevgili zihniyetsiz
çok uygun küfürler var dilimizde,ki onu da 5 yaşındaki çocuk bilir,öğretsin sana....
   kitap?kitap değil konum evet...ama ne kadar gereklidir?"benim" fikrim okunacak okadar
değerli eser varken bir-kaç ömrüm olsa sıra gelmez...öyle az okuyan biri de değilim üstelik...
ama yazılı bir eseri "siz bunu niye çviriyoğğnuz?" diyerek yayın evini suçlamak?
aklım almıyor...

29 Eylül 2011 Perşembe

sesli komutlu bankamatikleri sevemedim

  "lütfen şifrenizi giriniz!"
-kartı taktıktan sonra onu yapma planım vardı zaten.?!

  (para çekme)
  (diğer)

 "lütfen paranızı ekranda görüldüğü şekilde alınız!" (ekranda bir elin parayı alması görünmektedir)
-e,ama ben başka türlü mü alırdım göstermesen?elimle değil neyimle alırdım sen göstermesen?

 "LÜTFEN KARTINIZI ALINIZ!"
-allah kahrediversin seni!

26 Eylül 2011 Pazartesi

.....

kaç dakikaya bastı?kaçını kırdı,kaçını atladı giderken?
birer birer dağılıyordu dakikalar ve kayıyordu hayalleri,kaçıp giden zaman gibi.
ellerine baktı çelimsiz çocuk,boştu.gözlerinden yansımıyordu kırmızı yanaklı kızın gözleri.
korkutulmuş kargalar gibi panikle uçuşuyordu düşünceleri ve aynı ürkeklikle tutunuyordu kızın hayaline,bırakmaya korkarak...

.....

  çok düşünüp az yazıyorum yine...birikiyorlar üstelik...
bir şeylerin arkasına karalanmış bekliyorlar...

23 Eylül 2011 Cuma

You're not bored, you're boring.

   sabah 9 akşam 5 arası ders...
   2günde bir akşamları spor...
   cumartesileri 2 öğrenci...
   pazar günleri benim...

    sorun?sorun pazar günleri için beklentim yada isteğim olmaması...
   

19 Eylül 2011 Pazartesi

.....

  henüz hangi mevsimi sevdiğime karar veremedim...yazları sevmediğimi biliyorum...
sevemiyorum...hırka giyilen mevsimlere ayrı bir sempatim var sanırım(hırka mevsimi).
kışı ne kadar severim bilemem ama kardan adamları seviyorum...hayır yapmayı bile
beceremediğimden avuç kadar kardan biçimler üretiyorum ama olsun efendim...
hem bu yıl bir parçasını buzlukda sakladım,tekrar aynı kardan adamı yapabileyim diye...
(kardan adam ruhu)kardan adamı "anneöö anneaaee ehüüee hiheeyy!" diye teperek bozan
ufak insanımsı canlıya kin tuttuğum da bir gerçek...kardan adamın altına fare kapanı kursam
yeridir.neyse...

   8km koştum bugün...pek bir faydası olmadı sinirlerime...

   özlemek var bide...pek başarılı olmadığım konu...sanırım bir kişiyi hakkıyla özlüyorum...
sevemedim....

14 Eylül 2011 Çarşamba

12 Eylül 2011 Pazartesi

insan

   insanlar değişmez,değişemez...bastırılır,aptallaşır,heveslenir ama değişmezler...
   her insan kötüdür...tüm ilişkilerimiz ve hareketlerimiz çıkarlarla sınırlıdır...
   söz konusu hayvanlar olduğunda,mesela bir aslan;doğası bellidir,uzattığımızda
   kolumuzu kopartacağını biliriz.insanın farkı, kolunu kopartma konusunu daha iyi
   gizlemesi ve daha farklı yöntemleri olmasıdır...
   insanlar iki yüzlüdür,söyledikleri ve yapacakları o anki çıkarları içindir
   fikirlerinin ve isteklerinin aynı kalmasını beklemek ve ummak aptallıktır...
   insanlar değişmezler,değişemezler ve ikinci şansları haketmezler,
   herhangi bir insana ikinci şansı vermek aptallıktır,ben çok aptalım diyorsanız
   kafesindeki aslana ikinci kolunuzu uzatmak daha mantıklı ve daha acısız bir aptallıktır....


    (insan olduğumu düşünürsek (hemen kontrol edeyim;hımhımhım eller tamam hımhım ayaklar falan
     kıpkıpkıp ağız burun ah çirkin burun,hophophop birtakım! neyse evet insanım) ben de dahilim tüm
     bunlara)
    
   ve bulgur hasta olur herzamanki gibi...hava bozsun zaten işim ne hasta olayım ben hemen...

8 Eylül 2011 Perşembe

.....

   birkaç çakmak(biri bozuk)
   2 euro
   bir mum
   bir kalem
   üzerine birkaç düğüm atılmış ip
   bir kağıt gemi
   bir waffle fişi
   sonuncusunu yemeyi başaramadığım bir tictac kutusu...
  
   öyle işte...uyku madem...

6 Eylül 2011 Salı

uyuyamıyorum.....

   bazen,saniyeler için de olsa anlıyorum...anlamlı geliyor...
"evet" "bu" "bu yüzden" ... sonra tanıdık hatlarıyla eski dostum
hatırlatıyor gerçekleri...hiç değişmemis,biraz daha soğuk
daha katı belki,"hançer"...tekrar görüşmek üzere,arayı açmazsın biliyorum.
keşke...

5 Eylül 2011 Pazartesi

.....

  ben bugün daha çok özledim...garip...zor...
saçma.

dünyayı kurtaran "dangalak"!

   hede hödö hödö!död dürü düd!abış gıbış tıbış!rohar!!!hepiniz bunu biliyorsunuz ama
çok azınız profiline kopyalayacak!duyarlı olaöööaaağğhh!

   facebook üzerinden dünyayı kurtarıyoruz artık.açlığı savaşları dolandırıcılığı yendik...
kopyalamazsanız duyarsız,umursamaz,boş insan oluyorsunuz üstelik...eskiden
okurduk oysa bunlar için biz.şimdi profilimize kopyalamak yetiyor...üstün insan
oluyoruz,ne iyi ne güzel oluyoruz...aptalın dangalağın önde gideni oluyoruz,
haberimiz olmuyor...

    profilimizde paylaştık diyelim.ee? n'oldu?kurtardık mı insanları?kurtulduk mu?
yok hayır olmadı.biri lisede yatamadığı arkadaşının fotolarına bakıp iç geçirirken
ve "bir umut" hevesiyle yorum yazarken haberdar oldu sorunlardan...oldu mu?
tartışılır...daraldım...

2 Eylül 2011 Cuma

dislike?(günlük takıntı)

   ahmet şuan cevahirle kafe zikkoda!!!
peki,olabilir ama bize ne...evet evet sevgili mobil
yüklemelerimiz...ama nedir ne gerek vardır
yüz kişiye sorsak gerekli bulurlar mı?yüz kişiden
akıllı adam çıkar mı?olay ne?bakın biz buralarda
çok eğleniyoruz(eğlenmek evet,şaşırdın değil mi sevgili
eYlendiğini sanan şahıs?eğlemekten türüyorsun oysa)
neyse efendim işte ama siz eğlenemiyorsunuz
mu demeye geliyor...yahut neden paylaşıyorsunuz nereye
dışkıladığınızı bizimle...hayır teknoloji daha da
beter hale gelince insanla fiziksel olarak birleşince halimiz
nasıl olur odur merakım...kamuran şuan fikretle sevişiyor
mesajı alır mıyız mesela?alırsak o beğen butonuna neremizle
basarız?(beğen evet beyen olmuyor malesef) hayat....