26 Temmuz 2012 Perşembe

.....

  ben eskiden...
  daha deliydim,
  daha rahat ifade ederdim kendimi...
  mesela oturup sana yazardım şimdi,
  arayamasam bile...
  ben eskiden de sevmezdim telefonda konuşmayı...
  sen hep istisna oldun...
  şimdi bir kuş oldum ben,
  kendimi gagalıyorum üstelik.
  ben eskiden anlamazdım nedenini...
  her konuşmamızda,her görüşmemizde..
  anlamaz kaçardım.
  bir yarım ödlek oldu hep sen konusunda...
  diğer yarım...
  diğer yarımın ne olduğunu anlamadım hiç...
  ne yapmak istediğini de...
  ne ben onu anladım,ne o beni dinledi...
  eskiden de böyleydim ben,
  hep  etrafıma örerdim dağları...
  sonra kendi ağırlığım altında ezilir kalırdım.  
  
 

23 Temmuz 2012 Pazartesi

.....

saat 5...
dalga seslerine alıştı kulağım...
cırcır böekleri sustu... kuşlar bir gaga olup başladılar yine,
sırf uykum kaçsın diye.
gelmior zaten uyku,
nereye kaçsın?
oldum olası yatağa uzanıp uyuyabilen insanlar gibi
huzurlu olamadım...

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Aziz Nesin

Senin seyircilerin düşman
Senin yargıcıların düşman
Öylesine yenmek zorundasın ki
Kıl payı bırakmadan

Sayısız genlerle donatmalısın
İmgeden kristallerini
Ki kamaşsın gözleri
Yüreğinden yansıyan ışıltılardan

Elmasını öyle yontmalısın ki sözcüklerden
Bakırı kükürdü çevirip altına
Ki gözlerini alsınlar da kör olsunlar
Kanının akkora kesmiş parıltılarından

Her şair gibi değilsin sen
İşin zor ki ne zor
Yargıcıların bakışlarında parlıyor
Keskin dişleri köpekbalıklarının
Her şairin bir çalgısı var
Senin tek çalgından duyulmalı orkestralar

Her şair senin gibi değil
İşin zor ki ne zor
Seyircilerin tırnakları sende
Yargıcıların dişleri sende
Her şairin bir sesi var
Senin sesinden haykırmalı korolar

Yine de yenik sayarlarsa
Yok sayarlarsa yine de
Öylesine yok olmalısın
Taksınlar nişan diye cinayetlerini
Şiirin koynundayken suç üstünde
Seni boğdukları zaman

bu işte bir bokluk var!

   oldum olası,söylemekten çekinmedim...
   aklıma geleni söyledim,düşüncemi,fikrimi...
   insanları kırmamak için,ya da yaranmak için,
   yapmacık olamadım bir türlü...
   oysa,zehir değilim ben...
   zehir olan diğerleri...
   "ah canım" cılar...
   kendi egoları için gerekli besini almak adına,
   "ah canım" larla ödeme yapanlar.
   "ah makyajın!kırmızı ruj,sana çok yakışmış güzelim!"
    hayır yakışmamış...hatta palyaço gibi göstermiş...
    biraz daha abartsa,palyaçolar için çalışan fahişeye benzermiş üstelik!
    ama kırılmasın...
    yüzüne söylemeyelim.
    arkasından konuşmak daha eğlenceli...
    evet evet...
    nasıl sevemedim sizi bir bilseniz.
    her şeyde,her konuda,insan ilişkilerinde,
    sahteyiz!
    geçimsizim...suçlusu ben değilim bunun...
    geçinmek için yırtınan insanlar...
    onay görmek adına,her şeyi onaylayan insanlar...
    hayatım boyunca toplasam,4 arkadaş edinebildim...
    birini konuşarak kaybettim...
    diğerini konuş(a)mayarak...
    bazen fazla kırıcı olabiliyorum...
    daha hafif bir dil kullanmalıymışım...
    neden?
    eleştiriden,başkasının fikrinden,
    gerçekten kırılan insan,
    kendi de emin değildir yaptığı işten...
    insanları çok eleştiririm...
    yaptıkları işten çok,
    yapabilecekken yapmadıklarını...
    başkasının beni eleştirmesi de severim üstelik...
    katılıyorsam,evet doğru diyebilirim...
    hani katılsa bile,üste çıkmak için kıvrananlardan olmadım asla.
    kendi kendimi de eleştirir,dalga geçerim sıklıkla...
    sert bir şekilde...
    ki 1-2 insanın düşüncesi haricinde
    kendi eleştirilerim daha çok yıpatır beni.
    insanların gözündeyse,
    ukala oldum,çok-bilmiş,kendini-beğenmiş,
    hatta içten içe annemin mesleğiyle ilgili
    tahminler... 
    peki ya sen ?
    zira o beyin sana hiç yakışmamış...
   
    
   

   

9 Temmuz 2012 Pazartesi

dangaladingil.

    eşcinsellere taktık simdi,ne hoş...
    dünyanın aştığı konuları,biz yeni açıyoruz,
    dönemin modası bu,
    halkı bir şeylerle oyalamak lazım,
    öyleyse zıvalayalım...
    eşcinsellere takalım mesela.
    yorumlardan birinde;
    "niye la sizi mi zikiyolar"
     denmiş.
     aslında başka söz söylemeye gerek yok,
     en kaba haliyle
     konuya en uygun cevap bu olsa gerek.
     daha önceki yazımda söylemiştim,
     biz bizden olmayanı sevmeyiz,
     kendimizi üstün görürüz...
     kafalarımızdaki boşluğu,
     boşluktan doğan karanlığı,cehaleti böyle örteriz...
     aydınlatmak yerine.
     bizden farklı olanı,farklı düşüneni,
     farklı yaşayanı da sevmeyiz...
     sözde anlayış ve hoşgörü adı altında,
     hoşgörerek harcarız insanlığı,
     anlayışımızla yok ederiz...
     
    
     halk nefret etmek için neden arıyor,
     bunu kullanalım,
     birbirine düşüp bizi unutsunlar ki işimize bakalım...
     escinselliği yasaklayalım,
     cinselliği de yasaklayalım,
     bizden başkası zikmesin milleti.

2 Temmuz 2012 Pazartesi

   dünya üzerine insan kadar gereksiz bir tür daha gelmiş midir?
   2 temmuz...