ülkede "düşünce özgürlüğü" olmaması laflarını,düzeltelim artık.
ülkede düşünebilen insan zaten yok.eh düşünebilen içinse,
zaten düşünmek dışında yapılabilir eylem yok...
düşündüklerini paylaşanları uygun bir yere kapatıyoruz nasıl olsa.
"lütfen içinizden düşünün"
"yada düşünmeyi falan boş-verin,bıyık bırakın hayatınız kurtulsun."
29 Mayıs 2012 Salı
26 Mayıs 2012 Cumartesi
25 Mayıs 2012 Cuma
biber
biber sen garip ve küfürbaz
bir kuşsun,evet.
ayrıca sırt çantası değilsin...
camda kendisini izleyen kediyi gören biber;
biber:bir kuşşşş
ben:yok kedi o kuş olan sensin
biber:çıkı çıkı çıkı çıkı
ben:ne salak hayvansın sen ya
biber:eşşşeekk!
16 Mayıs 2012 Çarşamba
12 Mayıs 2012 Cumartesi
asla takım tutamadım...
mantık olarak bir insan,
bir takımı nasıl tutmaya başlar,
nasıl fanatikleşir çözemedim...
kıskanıyorum bazen,
gol diye bağıranları.
takımda oynayan oyuncu,
o takımı tutmuyor.
hangisi daha fazla para verirse
orda,o takımda...
ben nasıl kaptırayım ki buna
kendimi?
birine sorsanız,
neden bu takım diye?
cevabı yoktur genelde,
ya babası tutuyordur,
ya amcası,dayısı...
doğar doğmaz elimize tutturulan
şeylerden biri işte,takım...
din gibi işte,
o da doğar doğmaz tutuşturulmuyor mu,
bir yanımıza?
mantık olarak bir insan,
bir takımı nasıl tutmaya başlar,
nasıl fanatikleşir çözemedim...
kıskanıyorum bazen,
gol diye bağıranları.
takımda oynayan oyuncu,
o takımı tutmuyor.
hangisi daha fazla para verirse
orda,o takımda...
ben nasıl kaptırayım ki buna
kendimi?
birine sorsanız,
neden bu takım diye?
cevabı yoktur genelde,
ya babası tutuyordur,
ya amcası,dayısı...
doğar doğmaz elimize tutturulan
şeylerden biri işte,takım...
din gibi işte,
o da doğar doğmaz tutuşturulmuyor mu,
bir yanımıza?
10 Mayıs 2012 Perşembe
kardan adamı bari mutsuz etme be adam.
buruk kardan adam mı olur?
hüzünlü mü olur kardanbık?
utanmadan her sene aynı kardan adamı yapıyorsun üstelik,
bir parçasını buzlukta saklayıp,
kardan adam ruhu kaybolmasın diye.
bir sene buzlukta mutsuz olmayı beklemesin kardan adam,
mutlu olsun seneye
çiz yüzüne mutluluğu,
gülümse ardından...
7 Mayıs 2012 Pazartesi
eric satie
kahven masanda,bir iki nefes alınmış sigaran parmaklarının arasında...
güzel de bir kitap,gün yeni doğuyor üstelik, erkencisin...
dalgın dalgın sigaranın filtresiyle oynuyor baş parmağın...
arkada çalsın Satie tüm gün...
yorulursa ben geçerim pianomun başına,kaldığı yerden devam...
akşam belki bir dostla içilen bir iki kadeh...
5 Mayıs 2012 Cumartesi
4 Mayıs 2012 Cuma
Der Himmel über Berlin
why am i me,
and why not you?
why am i here,
and why not there?
how can it be that this "me" that i am.
and that someday this "me" that i am
will no longer be "me"?
time heals all,
but what if time itself is the disease?
most of the time,
i'm too aware to be sad.
emptiness,fear...
anxiety makes me sick,
because only part of me worries.
the other part doesn't believe it.
if i do give up,
mankind will lose its storyteller...
it will also lose its childhood.
all these thoughts...
i'd rather not think anymore.
...
-are you sad?
-no.
-are you sick?
-yes...
-what's wrong?
-i'm missing something.
(kesin severdin...)
and why not you?
why am i here,
and why not there?
how can it be that this "me" that i am.
and that someday this "me" that i am
will no longer be "me"?
time heals all,
but what if time itself is the disease?
most of the time,
i'm too aware to be sad.
emptiness,fear...
anxiety makes me sick,
because only part of me worries.
the other part doesn't believe it.
if i do give up,
mankind will lose its storyteller...
it will also lose its childhood.
all these thoughts...
i'd rather not think anymore.
...
-are you sad?
-no.
-are you sick?
-yes...
-what's wrong?
-i'm missing something.
(kesin severdin...)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


