29 Mayıs 2012 Salı

    ülkede "düşünce özgürlüğü" olmaması laflarını,düzeltelim artık.
ülkede düşünebilen insan zaten yok.eh düşünebilen içinse,
zaten düşünmek dışında yapılabilir eylem yok...
düşündüklerini paylaşanları uygun bir yere kapatıyoruz nasıl olsa.


 "lütfen içinizden düşünün"
 "yada düşünmeyi falan boş-verin,bıyık bırakın hayatınız kurtulsun."

26 Mayıs 2012 Cumartesi

remzi balık

çok kırıldım sana remzi balık...
tam da akıl vermene ihtiyacım varken...

25 Mayıs 2012 Cuma

biber

                                                         
                                                           biber sen garip ve küfürbaz
                                                                 bir kuşsun,evet. 


               
                                                            ayrıca sırt çantası değilsin...
                                                            
                                                      

                                                 
                                                 camda kendisini izleyen kediyi gören biber;  

                                                   biber:bir kuşşşş
                                                   ben:yok kedi o kuş olan sensin
                                                   biber:çıkı çıkı çıkı çıkı
                                                   ben:ne salak hayvansın sen ya
                                                   biber:eşşşeekk!
                                                    

12 Mayıs 2012 Cumartesi

    asla takım tutamadım...
    mantık olarak bir insan,
    bir takımı nasıl tutmaya başlar,
    nasıl fanatikleşir çözemedim...
    kıskanıyorum bazen,
    gol diye bağıranları.
    takımda oynayan oyuncu,
    o takımı tutmuyor.
    hangisi daha fazla para verirse
    orda,o takımda...
    ben nasıl kaptırayım ki buna
    kendimi?
    birine sorsanız,
    neden bu takım diye?
    cevabı yoktur genelde,
    ya babası tutuyordur,
    ya amcası,dayısı...
    doğar doğmaz elimize tutturulan
    şeylerden biri işte,takım...
    din gibi işte,
    o da doğar doğmaz tutuşturulmuyor mu,
    bir yanımıza?

10 Mayıs 2012 Perşembe

kardan adamı bari mutsuz etme be adam.
buruk kardan adam mı olur? 
hüzünlü mü olur kardanbık? 
utanmadan her sene aynı kardan adamı yapıyorsun üstelik, 
bir parçasını buzlukta saklayıp,
kardan adam ruhu kaybolmasın diye.
bir sene buzlukta mutsuz olmayı beklemesin kardan adam, 
mutlu olsun seneye
çiz yüzüne mutluluğu,
gülümse ardından...

7 Mayıs 2012 Pazartesi

eric satie


   tüm günümü aynı sakinlikte geçirmek istediğim bir tatil günü hayali...
kahven masanda,bir iki nefes alınmış sigaran parmaklarının arasında...
güzel de bir kitap,gün yeni doğuyor üstelik, erkencisin...
dalgın dalgın sigaranın filtresiyle oynuyor baş parmağın...
arkada çalsın Satie tüm gün...
yorulursa ben geçerim pianomun başına,kaldığı yerden devam...
akşam belki bir dostla içilen bir iki kadeh...
    

4 Mayıs 2012 Cuma

Der Himmel über Berlin

why am i me,
and why not you?
why am i here,
and why not there?
how can it be that this "me" that i am.
and that someday this "me" that i am
will no longer be "me"?
time heals all,
but what if time itself is  the disease?
most of the time,
i'm too aware to be sad.
emptiness,fear...
anxiety makes me sick,
because only part of me worries.
the other part doesn't believe it.
if i do give up,
mankind will lose its storyteller...
it will also lose its childhood.
all these thoughts...
i'd rather not think anymore.
...
-are you sad?
-no.
-are you sick?
-yes...
-what's wrong?
-i'm missing something.


(kesin severdin...)