"uyku" adında oyuncak bir ayı vaedı eskiden,severdim...neyse...
gerçek anlamda uykuyu ise sevemedim...belki hayatımın bir hafta,
belki birkaçgün fazlasını almış bir döneminde.daha fazla değil...
şimdi o zamanı da rezil etmişim gibi geliyor ama,konumuz bu da
değil...
"gece uykusu" bizim konumuz...her sabah 5-6 gibi uyuyorum
hani boş geçen bir vakit de değil,biraz pianomun başında,
biraz kitap okuyarak,izlemeye değer bir film bulursam onu izleyerek,
bazen bir saat boyu dalıp hayal kurarak geçen bir gece...
"ama gece uykusu çok önemli!"diyorlar ya bazıları,saçma.
belli bir saati olması uykunuzun evet belki ama gecenin
ayrı bir büyüsü olduğunu sanmıyorum...arada saat farkı olan
ülkelere gidenler ölmüyor sonuçta...eh ben de her sabah 5-6 arası
uyuduğuma göre,sorun yok öyleyse...
uykuyu oldum olası sevemedim...ben mi beceremiyorum ki?
hani 12 13 saat uyuyabilen insanlar var...ben? 5 saat geçtiğinde
uyanıveriyorum!!!dur bir yarım saat daha 2 ruya daha gör be adam?
di mi?gerçi uyanıkken de ruya konusunda sıkıntım yok...
gözümü kapamama gerek bile yok üstelik...öyle okula giderken
bir 15 dakika,akşam metroda 10 dakika,çalışırken aralarda 3er dakikalık
kaçamaklar halinde,hatta ders aralarında şanslıysam ve hiç ilgime
çekmeyen sohbetleritle beni daraltan birilerinin esiri olmamışsam
sigaram bitene kadar bırakıyorum kendimi bir hayale...
hayal kurun efendim!
hayal kurun!
red-kit vari bacaklarınız olsun,
hani ince uzun...
iki boyutlu karton evler çizin mesela,
arkasında kırmızı suratlı cücelerin
devrilmesin diye destek olduğu.
en uçuğundan en sıradanına,
o an içinizden ne geliyorsa...
bir büyücü olun mesela.
dilerseniz uçun!
yada bir böcek olun,
kanatlısından,
girmediğiniz delik kalmasın yeryüzünde...
bambaşka bir evren yaratın isterseniz...
yada bir bitki olun,verin yüzünüzü güneşe...
taş bile olabilirsiniz,
biraz sabır ister ama,
neden olmasın?
30 Haziran 2012 Cumartesi
27 Haziran 2012 Çarşamba
zırva!!!
sorgulamıyoruz....
çocukluğumuzda öğretilen ilk ders bu,
hani pek çoğumuzun merak ettiği ilk ve tek dönem,
sorularımız geçiştiriliyor,
çocuk yetiştirmekten aciz insanlar tarafından.
çok örneği var sokakta,dolmuş,otobüs,metro,alışveriş merkezi
her yerde elinden tuttuğu çocuğunu gezdiren anne-baba figürcükleri,
anne bu neden,neden böyle oluyo,o ne?
evet bu sorular delirtici olabilir,
katlanamıyorsanız yapmayın çocuk...
sen sus,sen karışma,daha küçüksün kalıplarıyla bastırılıyor çocuk...
eh merak etmemeyi,sorgulamamayı öğreniyor daha tabandan...
içinde kalan son kıvılcımı da toplumun kendisi söndürüyor,
ilerleyen yaşlarda...
bana kalırsa adını bile sorgulamalı çocuk dediğin...
çocuk dediğin sormalı,sorgulamalı,keşfetmeli...
ki insan olabilsin...
insan dediğinse deli olmalı...
boş değil...
delicesine doldurmalı kendini....
sorgulamalı,kendi fikirlerine sahip olmalı,
kendisinden 10-30-50-100-700 yıl önce yaşamış insanın,
üstelik de türünün pek "gerekli" olmayanlarının fikirlerine
körü körüne tutunmamalı....
neden?
çünkü öyle?
ama neden?
ayıp?
neden ayıp?
seni ilgilendirmez!sen karışma!
sana söyleneni yap,sana verilen
kurallara uy,sana dayatılan "şey"e inan ve sorgulama!
aksi taktirde seni sevmeyiz ve dışlarız
çünkü biz,geleneklerimiz,adetlerimiz,inançlarımızla
diğerlerinden üstünüz...
ve biz okadar üstünüz ki başka hiçbir şey yapmamıza,
ve gelişmemize gerek yok...
diyorum ki;
SAÇMALIK.
çocukluğumuzda öğretilen ilk ders bu,
hani pek çoğumuzun merak ettiği ilk ve tek dönem,
sorularımız geçiştiriliyor,
çocuk yetiştirmekten aciz insanlar tarafından.
çok örneği var sokakta,dolmuş,otobüs,metro,alışveriş merkezi
her yerde elinden tuttuğu çocuğunu gezdiren anne-baba figürcükleri,
anne bu neden,neden böyle oluyo,o ne?
evet bu sorular delirtici olabilir,
katlanamıyorsanız yapmayın çocuk...
sen sus,sen karışma,daha küçüksün kalıplarıyla bastırılıyor çocuk...
eh merak etmemeyi,sorgulamamayı öğreniyor daha tabandan...
içinde kalan son kıvılcımı da toplumun kendisi söndürüyor,
ilerleyen yaşlarda...
bana kalırsa adını bile sorgulamalı çocuk dediğin...
çocuk dediğin sormalı,sorgulamalı,keşfetmeli...
ki insan olabilsin...
insan dediğinse deli olmalı...
boş değil...
delicesine doldurmalı kendini....
sorgulamalı,kendi fikirlerine sahip olmalı,
kendisinden 10-30-50-100-700 yıl önce yaşamış insanın,
üstelik de türünün pek "gerekli" olmayanlarının fikirlerine
körü körüne tutunmamalı....
neden?
çünkü öyle?
ama neden?
ayıp?
neden ayıp?
seni ilgilendirmez!sen karışma!
sana söyleneni yap,sana verilen
kurallara uy,sana dayatılan "şey"e inan ve sorgulama!
aksi taktirde seni sevmeyiz ve dışlarız
çünkü biz,geleneklerimiz,adetlerimiz,inançlarımızla
diğerlerinden üstünüz...
ve biz okadar üstünüz ki başka hiçbir şey yapmamıza,
ve gelişmemize gerek yok...
diyorum ki;
SAÇMALIK.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)