21 Temmuz 2012 Cumartesi

bu işte bir bokluk var!

   oldum olası,söylemekten çekinmedim...
   aklıma geleni söyledim,düşüncemi,fikrimi...
   insanları kırmamak için,ya da yaranmak için,
   yapmacık olamadım bir türlü...
   oysa,zehir değilim ben...
   zehir olan diğerleri...
   "ah canım" cılar...
   kendi egoları için gerekli besini almak adına,
   "ah canım" larla ödeme yapanlar.
   "ah makyajın!kırmızı ruj,sana çok yakışmış güzelim!"
    hayır yakışmamış...hatta palyaço gibi göstermiş...
    biraz daha abartsa,palyaçolar için çalışan fahişeye benzermiş üstelik!
    ama kırılmasın...
    yüzüne söylemeyelim.
    arkasından konuşmak daha eğlenceli...
    evet evet...
    nasıl sevemedim sizi bir bilseniz.
    her şeyde,her konuda,insan ilişkilerinde,
    sahteyiz!
    geçimsizim...suçlusu ben değilim bunun...
    geçinmek için yırtınan insanlar...
    onay görmek adına,her şeyi onaylayan insanlar...
    hayatım boyunca toplasam,4 arkadaş edinebildim...
    birini konuşarak kaybettim...
    diğerini konuş(a)mayarak...
    bazen fazla kırıcı olabiliyorum...
    daha hafif bir dil kullanmalıymışım...
    neden?
    eleştiriden,başkasının fikrinden,
    gerçekten kırılan insan,
    kendi de emin değildir yaptığı işten...
    insanları çok eleştiririm...
    yaptıkları işten çok,
    yapabilecekken yapmadıklarını...
    başkasının beni eleştirmesi de severim üstelik...
    katılıyorsam,evet doğru diyebilirim...
    hani katılsa bile,üste çıkmak için kıvrananlardan olmadım asla.
    kendi kendimi de eleştirir,dalga geçerim sıklıkla...
    sert bir şekilde...
    ki 1-2 insanın düşüncesi haricinde
    kendi eleştirilerim daha çok yıpatır beni.
    insanların gözündeyse,
    ukala oldum,çok-bilmiş,kendini-beğenmiş,
    hatta içten içe annemin mesleğiyle ilgili
    tahminler... 
    peki ya sen ?
    zira o beyin sana hiç yakışmamış...
   
    
   

   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder