1 Ekim 2011 Cumartesi

.....

biçimsiz,bulutlara uzanan bir ağacın altında açtı gözlerini çelimsiz çocuk...
ağacın ucu bulutlara dokunmaya çekinircesine kıvrılmıştı.bulutlarsa ağaçtan
kaçarcasına dağılmışlardı gökyüzüne.rüzgara kapılmış sarı yapraklar dışında
hareketsizdi her şey...ellerine baktı çocuk,gövdesi için fazla minikti elleri...
ağaç için fazla büyüktü yapraklar.ve arka planda durması için çizilmiş gibiydi
içi boş biçimsiz evler...
   üzerindeki yaprakları silkeleyip doğruldu çelimsiz çocuk...yaprakların
arasında minik, kırmızı bir kalem buldu.kalemi alıp cebine koydu ve
ağaca tırmanmaya başladı...tırmanırken rüzgara kapılıp gidiyordu hayalleri,
tıpkı yapraklar gibi...her hareketinde çevreye saçılıyordu düşünceleri...
bulutlara yaklaştıkca korkmaya başladı,hiçbir şeyin istediği gibi
gitmeyeceğinden...yada ne istediğini bilmediğini farketmekten korkuyordu...

   saatlerce tırmandı çelimsiz çocuk...herşeyden yüksekteydi şimdi,
tek duvarı olan evlerden,yapraklardan,hayallerden...ne çatılardan birinde
elinde kanatlarla durmuş aşağı bakan yaşlı adamı gördü,nede başını kuyuya
sokmuş şarkı söyleyen kızı...her hareketinde biraz daha yaklaşıyordu bulutlara...

   ağacın kıvrılan ucuna ulaştığında bulutların üzerine atladı çelimsiz çocuk...
bulutlardan başka hiçbir şey göremiyordu artık...bunu düşünmemeye çalıştı...
zaten düşünmeye çalıştıkca dağılıyordu düşünceleri...ve çok yorgundu...
cebindeki minik kalemini çıkartıp bulutu kırmızıya boyadı çelimsiz çocuk...
bitirdiğinde kalan tüm gücüyle sessiz bir çığlık attı...yaşlı adam gözlerini
yumup kendini bıraktı...kırmızı yanaklı kız başını kuyudan çıkarıp
gözyaşlarını sildi...sessizliğe gömüldü şehir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder